Pzt06252018

Sağlıkta Dönüşümün Bedelini Hastalar, Eczacılar, Tabipler ve Özel Hastaneler Ödüyor!!!

Kullanıcı Oyu:  / 0
En KötüEn İyi 

Tedavi ve ilaç alımını belirleyen 2008 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği 1 Ekim’de yürürlüğe girdi. Bu tebliğ sağlık hizmetinden yararlanacak olan bütün vatandaşlarımızı yakından ilgilendiriyor. Reçete kısıtlamaları, hasta katılım payları, sevk zinciri, muayene ücretleri, özel hastanelerde yeni “ilave ücretler”, bazı hastalıklarda kullanılan ilaçların tedaviden çıkarılması gibi pek çok yeni düzenleme hem hastalar hem de sağlık hizmeti sunan özel hastane ve eczaneler açısından büyük sorunları da beraberinde getirmektedir.

Vatandaş açısından ilk dikkat çeken ve ilk farkedilen büyük tepkilere yol açan uygulama, muayene katılım ücretleridir. Hastalar tarafından muayene katkı payı ödenmesi uygulaması, SSK hastanelerinin devri ve SSK’lı hastaların serbest eczanelerden ilaç alması uygulaması ile başlamıştır. Amaçlanan geçiş sürecinde hastane ve eczane ilaç temin hizmetlerinin aksamaması amacıyla, sınırlı sigortalı grubu için muayene katkı paylarının eczanelerden tahsil edilerek kuruma aktarılmasıdır. Yani diğer bir deyişle hastanede önceden gişelerde ödenen muayene ücretlerinin artık eczanelerin bir eliyle alıp öbür eliyle de kuruma vermesi… Kurum, bu durumda eczaneleri veznedarı gibi yapmıştır. O dönem (2005) sadece SSK’lıdan alınan muayene ücretleri daha sonra SGK çatısı altında SSK-BAĞ-KUR-Emekli Sandığı’nın toplanmasıyla üç sigortalı grubuna da yansımıştır. Ancak aynı çatı altında toplanan bu üç grup farklı ücretler ödemekteydi. Emeklilerin maaşlarından kesildiği için kimi vatandaşımız muayene için para ödediğini bile bilmiyordu. Çalışan BAĞ-KUR ve SSK grubu ise eczaneye ödeyeceği tutar yüksek gelip sorguladığında “katılım payınız şu kadar efendim, muayene ücretiniz bu kadar, ilaç farkınız bu kadar” dediğimizde belki ilk kez muayene ücretini öğreniyordu. Muayene ücretini öyle ya da böyle ödediğini bilmeyen vatandaş da “yaşasın benim hükümetim, kuyruklarda beklemeden muayene oldum, para da ödemedim” diyordu. SGK, özel hastaneler ile anlaşma yaparak vatandaşa sağlık hizmeti sunucusu olan özel hastanelere gitme özgürlüğü de tanınmış oldu. Üniversitelere sevkler kalktı, derken vatandaş memnun, imkanı olan vatandaş özel hastaneye gidip o dönemler özel hastanenin aldıkları 30-40 YTL farkları ödeyip muayene olabiliyordu. Derken SGK özel hastane  katılım paylarını 10 YTL’ye düşürdü. Bu durum, vatandaşı çok memnun ederken özel hastaneleri zora düşürdü. Devletin sağlıktaki hızlı dönüşüm politikaları, eczaneleri zor durumda bırakan ve pek çok kayıplara uğratan uygulama ve kısıtlamalardan özel hastaneler de kendi paylarına düşeni almaya başladılar. Özel hastanenin tahlil, görüntüleme vs. işlemlerinde de devletin ödeme miktarları düşerken  darboğaza girmeye başlayan özel hastaneler ve hep yüklenilen eczaneler …… Ancak vatandaş bu durumda iyi ve ucuz sağlık hizmeti alıyorum diye memnundu. Şimdi gelinen nokta ise vatandaşı hiç memnun etmediği gibi bir sürü şikayet ve tepkiye yol açmaya başladı. 1 Ekim 2008 öncesi SSK ve Emekli Sandığı hastalarının ödediği 2 YTL, Bağkur’lunun ödediği 3.10YTL yerine aşağıdaki muayene katılım ücretleri belirlendi.

·         I. Basamak Resmi Sağlık Kurumları (Sağlık Ocağı, Dispanserler, TSK Reviri, Kurum Poliklinikleri) ücretsiz.

·         II.Basamak Resmi Sağlık Kurumları 3.00YTL (Devlet Hastaneleri, İlimizde Yenikent Devlet Hastanesi, Doğumevi, Toyota-Sa  Hastanesi) 

·         Eğitim ve Araştırma Hastaneleri 4.00 YTL, (İlimizde Korucuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi-Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi)

·          Üniversite Hastaneleri  6.00 YTL.

·         Özel Hastaneler 10.00 YTL

Öncelikli tepkiler özel hastaneler açısından oldu; çünkü 10.00 YTL vatandaş için dikkat çekici ve önemli bir para. Üstelikte bizim ülkemiz gibi işsizliğin yaygın, kayıt dışı ekonominin egemen, emekli maaşının yoksulluk sınırının çok altında, 17 milyon yeşil kartlının olduğu bir ülkede. Özel hastaneye muayene olup 10.00YTL ödeyen vatandaş eczaneye geldiğinde de ilacını alırken doğal olarak ilacın %20’sini ödemeyi, emekli ise maaşından kesildiği için hiç para ödemeyeceğini düşünüyor ve karşısına çıkan ücrete “bu da ne?” diyor. Ve biz eczacılar, sağlık danışmanı olarak hastaya ilaçların yan etkilerini, ilaç alma saatlerini vs. anlatmamız gerekirken başlıyoruz anlatmaya, “Efendim hastaneye ödediğiniz 10.00 YTL hastanenin hakkı olan fark, yani kurumunuzla anlaşması bu şekilde, sizin hastaneye muayene ücretinizin bir kısmını devlet ödüyor, bir kısmını da siz..” ‘’Ee güzel ödedik, siz ne muayene ücretinden bahsediyorsunuz?’’ “Efendim bu da devletin bizim üzerimizden geçirdiği, bizim kasamıza girmeyen ve devletin sizden aldığı muayene ücreti..” Dolayısı ile vatandaş muayene ücretini 2 kez ödediğini sanıyor. Bunu anlamamalarını ve tepki göstermelerini de çok doğal buluyorum. Hastalar tarafından muayene oldukları Sağlık Kurum/Kuruluşu’nda %30 tutarında bir katılım payı tahsil edilmesinin ardından eczaneden ilaç temini sırasında da muayene katkı payı alınması, hastalara iki kez katkı payı ödedikleri izlenimini yaratmaktadır. Bu durumdan ne vatandaş memnun ne eczane! Ne de özel hastaneler!

Bu durumun vatandaş ve eczane için EN KÖTÜ tarafı da şudur! Diyelim ki vatandaş bir sağlık kuruluşuna gitti, fakat ilacını almadı. Sanmasın ki bu muayene ücretini ödemiyor, bir sonraki ilaç alımında eczaneye geldiğinde önüne çıkıyor. Nasıl mı? Hastanelerin hasta bilgilerini girdikleri “MEDULA” sistemi (yani genel sağlık sigortası ve hastaneler arasında fatura bilgilerini toplamak, değerlendirmek ve geri ödemesini gerçekleştirmek amacı için oluşturulan bütünleşik bir sistem) hasta muayene olduğunda otomatik olarak muayene ücretini hasta adına kaydetmektedir. Ve vatandaş o muayene sonrası ilacını almasa da muayene olduğu için ve muayene katılım payları eczaneden tahsil edildiği için bir sonraki ilaç alımında o günkü muayene ücreti ile birlikte çıkmaktadır. Eczanelerde yaşanılan son dönemde 50.00 YTL gibi muayene ücretlerinin çıktığı, hatta olmayacak rakamların bile gözlemlendiğidir. Yetkililer bunların sistem hatası olabileceğini söyledikleri gibi, hastaların birikmiş muayene ücretlerinin de olabileceğini vurgulamışlardır.

2007 Sağlık Uygulama Tebliği’nde çıktığı halde bu uygulamanın 2007 de uygulanmayıp, 2008 Sağlık Uygulama Tebliği’nde olmadığı halde uygulanmasının amacı ve dayanak noktası ne olabilir? AKP hükümeti Türkiye’nin içinde bulunduğu bütçe açığı, dış borç ve faiz oranını gerekçe gösterip kamunun sağlığa yeterli kaynak ayıramayacağını öne sürerek sağlık hizmetlerinin finansmanı için genel sağlık sigortası modelini hayata geçirdi. Bu da halk için ek bir sağlık vergisi demektir. Yani özü daha çok öde – daha az sağlık hizmeti al. Vatandaş ödediği  muayene katılım ücretlerine ve eskiden alıp şimdi alamadığı ilaçlara ya da ilaçta ödediği farklara (devletin belli ilaçlar için belli miktar ödemesi) bakarsa, bunun ne kadar gerçekçi bir yaklaşım olduğunu görecektir.

SSGSS (Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası) Kanunu’nun 73. Maddesine göre GSS kapsamında sağlanacak sağlık hizmetleri kamu veya özel sağlık kuruluşlarından satın alınacaktır. Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN, çeşitli konuşmalarında devletin sağlık hizmeti üretemeyeceğini, bunun yerine özel sağlık sektöründen satın alınacağını ifade etmiştir. Devlet Hastanelerinde çalışan hekimlerin muayenehanelerini kapatma mecburiyeti getireceklerini söyleyen Tayyip ERDOĞAN hekimlerin özel hastanelere geçişlerini hızlandıran ve özel branş hastane kuruluşlarına zemin hazırlayan bu uygulamalardan sonra özel hastanelere darbe vururken ileride açılması muhtemelen beklenen ve belli kişilere rant getirecek özel hastanenin ve eczanelere darbe vurarak yine belirli isimlerin söylendiği kişilere ait zincir eczanelerin zeminini mi hazırlamıştır? Büyük sermayelerin girebileceği sistemin gelmesiyle, tek bir eczacının işlettiği semt eczanelerinin yeri olmayacaktır. Hastaneler kapanacak, çünkü her ne hikmetse yeni çıkan yasa ve yönetmeliklere uygun olmayacak. Yenileri açılacak ve bu yeni hastane grupları devletden geri ödemeyi en hızlı şekilde alacak. Kısacası sağlık sektörü hastanesiyle-eczanesiyle-medikaliyle belirli isim ve kapital sahiplerinin eline geçecek. Bunların yasal yönü de meclise sunularak yasa-yönetmeliklerle şimdiden açılış kapısına zemini hazırlanmaktadır.

Tüm vatandaşlar, eczacılar, doktorlar sağlık mensupları, SGK ile anlaşmalı tüm sağlık kurum ve kuruluşları tüm duyarlılığımızı gösterip, Türkiye’mizde ucuz ve kaliteli sağlık hizmeti istediğimizin, herkese ve çocuklarımıza sağlıklı ve güvenli gelecek hedeflerimizin altını çizmeli, bu uğurda gerekli mücadelemizi vermeliyiz.

Sevgili vatandaşım; 01.01.2009 da geçeceğimiz Aile Hekimliği ne getirecek ne götürecek ve yürürlüğe girmiş olan SSGSS (Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası) ile kaybettiklerimizi lütfen öğrenelim, düşünelim, tartışalım ve sessiz, duyarsız bir toplum olmaktan çıkıp sesimizi duyuralım.

Sağlıklı günlerde buluşmak dileğiyle ve sevgiyle…