Pz11192017

H1N1 Gribi aşısının toplumsal psikolojik önemi

Kullanıcı Oyu:  / 0
En KötüEn İyi 

Ülkemizin yakın tarihinde toplum sağlığını tehdit eden bulaşıcı hastalık olarak 1970’lerin başında Kolera karşımıza çıkmıştı. Son yıllarda yaz aylarında özellikle kırsal bölgelerimizde kenelerle bulaşan Kırım Kongo Kanamalı Hastalık gündemimize girdi.

Son bir yıldır bütün dünyada hekimlerin, özellikle Enfeksiyon Hastalıklar uzmanlarının nerdeyse büyük bir heyecanla bekledikleri ve nasıl baş edecekleri konusunda hazırlıklar yaptıkları Grip salgını; H1N1 ya da yaygın ismiyle Domuz Gribi içinde bulunduğumuz mevsimle birlikte kapımızı çalmış durumdadır.

Her büyük salgının yaptığı hızlı yayılma ve çok geniş kitleleri etkileme özelliklerini Domuz Gribi salgını da taşıyor. Bu salgından haberdar olmayan kesim ve kişi nerdeyse kalmadı. Ölümlerin olması ve hem görsel hem de yazılı basında yer alışıyla gündemimize oturdu. Diğer yandan kitleleri etkilemesi, hızlı yayılması ve ölümlü olgulara neden olmasından dolayı siyasilerin gündeminde de önemli yer tutar oldu; başka hiçbir hastalık hakkında konuşulmadığı kadar hakkında konuşulmaya başlandı.

Hastalığın bu denli yayılması ve konuşulmasının bir sonucu olarak hastalık etkeni virüsün bulaşmadığı kişilerde de etkisini gösterir oldu. Toplumsal davranışları etkiledi; bazı tutumlarımızı değiştirdik; selamlaşma davranışımızı değiştirdik ve tokalaşmaz, öpüşmez olduk, temizlik özellikle el temizliği konusunda daha özenli olmaya başladık. Toplu bulunan yerlere yönelik kamu yöneticileri önlemler getirdiler. Hastalıktan korunmak için yapılan bireysel ve toplumsal tüm girişimlerin sonuna son bir halka olarak “AŞI” eklendi.

Tüm bu süreçler boyunca birçok kişi hastalanma ve ölme endişesi, korkusu hisseder duruma geldi. Bu duygu virüsün bulaşma hızından daha hızlı bir biçimde çevreye yayılmaya başladı.

Aşı virüsün yayılmasını engellemek için kullanılan tıbbi, etkin bir yöntem olmasına karşın koruyuculuğu ve yan etkileri bakımından tereddütler oluşturan açıklamalar ortaya atıldı. Kimi bilimsel (?), kimi siyasi bu söylemler aşı uygulamasının istenen etkinlikte gerçekleştirilmesini engellerken toplum psikolojisi olumsuz yönde etkilendi. Çok hızlı yayılan ve sonuçları ürküten hastalık nedeniyle yaşanmakta olan endişe, korku ve panik duygularını bir biçimde söndürecek ve aşı olmanın yaratacağı güvenli olma duygusunun yerine bu kez aşı ile ilgili ikircikli düşünce ve duygular eklendi. Hastalıktan köken alan olumsuz duygular artarak çoğaldı. Toplumsal olaylarda yaşanan hızlı duygu yayılması etkisi bu konuda tereddütler yaşayan bireylerde daha yoğun olarak hissedilir olmaya başladı.

Günümüzde çok açık ifade edilmiyor ancak hissedilen duygusal etkilenme hasta olmanın olasılığının yarattığı duygunun önüne geçmiş durumdadır.

Ortaya çıkan bu toplumsal korku ve panik duygusu ile baş etmek için öncelikle bilgili olmak gerekir. Bilim dışı tutumlar ve öneriler kişileri çözümsüzlüğe ve sonuç almamaya itecektir.

Toplumsal ve bireysel tutum değişiklikleri ile birlikte yürütülen bu mücadelede aşının koruyucu değeri tek başına virüsten korumak değildir. Aşı olmanın yaratacağı güven duygusu kişilerin ruh sağlığını da koruyacak ve onların kendilerini daha güvenli hissetmelerine yardımcı olacaktır.