Pz10222017

Kısırlığın nedeni bulunamadığında vakit kaybetmemek gerekir.

Kullanıcı Oyu:  / 0
En KötüEn İyi 

Evli ciftlerin yaklasık % 15’inin cocuk sahibi olmada güçlük çektiği gözönünde bulundurulduğunda,bunun bir sağlık problemi olmasının yanında önemli bir toplumsal ve sosyal problem oldugu da bir gerçektir.Günümüzde ilerleyen tıbbi teknoloji bircok sağlık sorunu gibi ksırlık tedavisi icin de çeşitli alternatifler sunmaktadır.

Bir gebeliğin olusması için erkeğe ait sperm hücresinin ,kadına ait yumurta hücresi ile bulusup onun icine girerek döllenmeyi gerceklestirmesi ve döllendiğinde embriyo adını alan gebelik ürününün annenin rahiminin ic tabakasına tutunarak oraya yerlesmesi gereklidir.Cocuk sahibi olmada güçlük ceken çiftlerde bireyler ayrı ayrı incelenerek gebelik olusmasını engelleyen nedenler ortaya konulmaya calışılmaktadır .Bu amacla erkeğe yapılan spermiyogram testi ile erkeğe ait problemler büyük ölçüde aydınlatılmakta kadına ait problemler ise daha ayrıntılı olarak değerlendirilmektedir.Kadın faktorü değerlendirilirken yumurtalıklar ve yumurtlamanın olup olmaması,tüplerin durumu ve rahim ile ilgili problemler arastırılmaktadır.

Teshis icin yapilan incelemeler tamamlandığında ciftlerin büüyük coğunluğunda tanı  konulmakta ve nedene yönelik tedavi secenekleri tercih edilmektedir.Fakat tüm kısır ciftlerin yaklasik % 10-15’inde kadına ya da erkeğe ait herhangi bir problem bulunamamakta ve bu duruma sebebi bilinmeyen ya da acıklanamayan kısırlık denmektedir.Acıklanamayan kısırlık tanısı konulmus bir ciftin bu teshisi kabullenmesi bazen oldukca güc olmaktadır.Temelde soru ve beklenti hep aynıdır Herşey normalse neden cocuk sahibi olamıyoruz,;keske neden gebelik elde edemediğimizi bilseydik?

Rutin bir kısırlık değerlendirmesinde erkeğe ait spermiyogram testi,kadına ait hormon testleri,ultrason incelemesi ve rahim filmi ile bir problemin var olup olmadığı sonucuna varılabilir.Ancak acıklanamayan kısırlık tanısı bir kadına yapılacak laparoskopi ve histeroskopi islemleri ile rutin değerlendirmede gözden kacabilecek bazı problemler ortaya konabilmektedir.Histeroskopi ile rahim icinde yer kaplayarak gebeliği engelleyen myomlar,polipler,rahim ici yapişıklıkları,doğuştan olan rahimin yapısal anormallikleri saptanabilmektedir.Ayrıca laparoskopi ile rahim filminde problem tespit edilmeyen tüplerle ile ilgili problemler ve endometriosis gibi gebeliği engelleyen hastalıkların tanısı konabilmektedir..Eğer bu islemler sonucunda da herhangi bir anormal durum saptamazsak tanımız kesinlesiyor.

Bu tür bir tanı alan ciftler icin kademeli olarak 3 tedavi seceneği vardır.Bunlardan birincisi bekle gör seçeneğidir.Hastalara herhangi bir tıbbi tedavi uygulamadan önce 3 yıl süre ile beklemek ciftlerin bir kısmında gebelik olusmasıyla sonuclanabilir.Bu süre sonunda gebelik olusmayan çiftlerde 3 denemeye kadar kontrollu yumurtlama uyarılmasını  takiben aşılama yapılmalıdır .Bu sekilde de gebelik elde edilemediğinde hastanın vakit kaybettirrilmeden tüp bebek uygulamalarına yönlendirilmesi en uygun seçenektir.

Hepimizin bildiği gibi kadınlarda gebelik sansı yas ilerledikce azalmaktadır. Gelişen dünyanın hayat anlayışında artık ciftler daha ileri yaslarda evlenmekte ve evliliklerinde de daha gec yaslarda cocuk sahibi olmayı arzulamaktadır.Bu da ilerleyen kadın yaşı ile birlikte daha düşük gebelik şansları anlamına gelmektedir. Medyanın halkı bilinclendirme çabaları,internet ve benzeri iletişim araçlari ile bilgiye ulasmanın kolaylasmasına rağmen gebelik elde edilememesi ile iliskilendirilebilecek problem bulunmayan hastalar “nasılsa bir sorun yok,elbette cocuğunuz olur,siz sabırlı olun” türünden bazı söylemlerle cevreleri ve hatta bu konuyla ilgili kişiler tarafindan yanlış yönlendirilmekteler.Bu nedenle kendilerinde gebeliği engelleyecek herhangi bir problem saptanmamis ciftlerin vakit kaybetmeden bu konuda uzman merkezlere basvurmaları ve destek almaları uygun olacaktır.