Pz10222017

Kadın Doğum Uzmanı Gözüyle Varikosel Ameliyatları

Kullanıcı Oyu:  / 0
En KötüEn İyi 

Semen parameterleri bozuk (sperm değerlerinde anormallik olan) kısır erkeklerde tedavi ürologlar tarafından yaygın olarak yapılır. Buna karşın androloglar ve jinekologlar bu tarz varikosellerin tedavisinin yararlı olup olmadığı konusuna daha şüpheci yaklaşır.

 

Henüz birkaç sene öncesine kadar ülkemizde bebek sahibi olamayan çiftlerde problemin kadında olduğunu düşünülürdü. Ancak son yıllarda yapılan araştırmalara göre infertilite
(kısırlık) vakalarının yaklaşık üçte biri erkek faktörüne bağlıdır. Erkek infertilitesi vakasında en sık görülen nedenlerin başında varikosel geliyor.

Tüm erkeklerin % 15 kadarında ve kısırlık sorunu ile başvuranların % 40’ında saptanan varikosel (testis damarlarında genişleme, varisleşme) en sık rastlanan ve mikrocerrahi
ameliyat sonucu en başarılı sonuç aldığımız kısırlık sebebidir. Varikosel testislerde sıcaklık artışı ve toplardamardaki kanın organa geri akımı sonrası mikro dolaşımı etkileyerek sperm üretimini bozar; sayı, hareketlilik, yapı ve kromozomal yapıya etki sonucu dölleme kapasitesini olumsuz etkiler.

Varikosel ergenlik yaşlarında ortaya çıkmaya başlayan ve zaman ile ilerleyen bir toplardamar hastalığıdır. Genetik yapısı uygun olan ve ayakta fazlaca duranlarda bazen ağrı ve görüntü bozukluğu ile ortaya çıksa da kısırlık ve diğer nedenler ile yapılan el muayenesinde saptanır.

Toplardamarların içinde bulunan ve ters akımı engelleyen valf sistemini oluşturan kapakçıkların damar çapı genişlemesi sonucunda yetersiz kalması ile testislerin toplardamar çıkışında basınç artışı gerçekleşir. Artan basınç sonucu testis dokusu içindeki kan dolaşımı
(mikrosirkülasyon) bozularak sperm üretimi etkilenir.

Varikosel sol tarafta daha sık görülür. Bu durum çoğu zaman hiçbir belirti vermez. Ancak bazen aşağıdaki belirtiler görülebilir:
-Testislerde ağrı
-Testislerde küçülme
-Testislerde dolgunluk hissi
-İnfertilite (kısırlık)
-Gözle görülebilen genişlemiş damarlar
-Ele gelen genişlemiş damarlar

Varikoselin bugün için tedavisi cerrahidir. Mikrocerrahi ile spermatik ven ligasyonu adı verilen
bir operasyonla genişleme gösteren damarlar bağlanır. Bu operasyon endoskopik olarak yapılabileceği gibi radyolojik embolizasyon (radyolojik kontrol altında genişleyen damarı
tıkayan bir madde enjekte edilmesi) teknikleri de kullanılabilir.

Tekniklerin birbirleriyle karşılaştırmalı çalışmaları olmadığından hangisinin daha üstün olduğu konusunda kesin bir görüş birliği yoktur.

Varikosel cerrahisinin teknik açıdan en başarılı ve komplikasyon ihtimali en düşük yöntemi mikrocerrahidir. Mikrocerrahi varikosel operasyonunda kendi serimizde ve dünyadaki bu konudaki uzman merkezlerin serilerinde teknik başarı %99’un üzerine çıkabilmekte, ciddi komplikasyon oranı %0’a, önemsiz komplikasyon oranı %3-5’e kadar inebilmektedir. Diğer operasyon tekniklerinde ise hidrosel riski %40’a, atardamar hasarı %5’e kadar çıkmaktadır.
Varikosel tedavisinde radyolojik bir girişim olan embolizasyon yöntemi düşük başarı ve yüksek ciddi komplikasyon oranları nedeni ile tercih edilmemektedir.

Söz konusu olan kısırlık tedavileri olduğunda varikosel tedavisini zorunlu olup olmadığı halen tartışmalıdır.Bu konuda üroloji hekimleri çoğunlukla tedavi eğiliminde olmakla beraber daha çok kısırlık uygulamalarına yönelmiş androloglar ile kadın doğum hekimleri varikosel tedavisini birincil planda görmemektedirler. Semen parameterleri bozuk (sperm değerlerinde anormallik olan) kısır erkeklerde tedavi ürologlar tarafından yaygın olarak yapılır. Buna karşın androloglar ve jinekologlar bu tarz varikosellerin tedavisinin yararlı olup olmadığı konusuna daha şüpheci yaklaşır.

Basit gözlemler ve sadece klinik tecrübelerden öte yapılan bilimsel çalışmalar ve kanıta dayalı tıp çalışmaları sonuçları yorumlamamıza daha fazla yardımcı olabilmektedir. Bu
bağlamda yapılan çalışmalar varikosel tamiri yapılan ve yapılmayan erkeklerin eşlerini gebe bırakabilme şanslarında herhangi bir değişiklik olmadığı yönünde sonuçlar vermektedir Özellikle azospermi (meni örneğinde hiç sperm bulunmaması) veya şiddetli oligospermi (sperm sayısı 0 olan veya ml’de 1 milyonun altında olan erkekler) olgularında varikosel tamirinin çok anlamlı olmadığı giderek kabul görmektedir. Sperm sayısı 5 milyonun üzerinde olan, kadının genç olduğu ve kısırlık süresinin kısa olduğu olgularda ise tedavi düşünülebilir.

Sonuç olarak varikosel tespit edilen ve çocuk sahibi olmaya çalışan çiftlerde tedavi kararı verirken özellikle anne adayının yaşı ne kadar zamandır kısırlık sorunu olduğu, erkekte varikoselin şiddeti, sperm parametrelerindeki bozuklukların derecesi gibi koşullar gözönüne alınarak ortak karar vermek en akılcı yaklaşım olacaktır. Bununla birlikte genelde varikosel ameliyatlarından sonra sperm değerlerinde düzelme vakaların yaklaşık % 30’unda görülmekte, % 60’ında herhangi bir değişiklik olmamakta ama bunun yanında vakaların %
10’unda değerler daha kötüye gidebilmektedir.Bu nedenle kadın doğumcu gözüyle baktığımızda özellikle şiddetli erkek kısırlığı vakalarında varikosel ameliyatı yerine, hastayı direkt olarak tüp bebek tedavilerine yöneltmek daha uygun olacaktır.