Pzt06252018

İnsanın Stresi

Kullanıcı Oyu:  / 0
En KötüEn İyi 

İnsanın hayatının bazı dönemleri “stres”, ”psikolojik travma” ile geçmektedir. Bence “stres” bir zenginlik ifadesidir. Bir enerji birikimidir. İnsan her istediğine, hedefi ne kolay varabilse sıkıntıya düşmese bu kadar üretken olabilir miydi? “Stres” bu noktada fertsel ve toplumsal kavram olmaktan öte bir mana taşımaktadır. Bunalım insanın iç dünyasının sıkışması ve fokurdaması olayıdır.

Oyun, spor, dans gibi aktiviteler ile bunalımlar boşaltılabilir. Gerilimlerden kurtulabilinir. Ama amaç insanlık adına en faydalıyı bulmaktır. İlim, sanat, ahlak, din bunalımlarımızın bizi yükseltebileceği ana hedef olmalıdır. Düşünün Mutlak var olan, sonsuz olan, sınırlı olanın, aciz olanın gönlüne taht kurarsa ne olur? İdrakimizi, duygularımızın sınırlarını zorlayarak gerçek ebediyeti, hürriyeti, yani mutlak var’ı yakalar. Allah (c.c)’a doğru yaklaşır;yükselirsek o bizi tüm bunalımlardan kurtarır. Görünen o dur ki “stres” şuurun duyguların
üstüne çıkmasının, ruhun, organizmanın güçsüzlüğün ifadesidir.

Stres sonunda insanı Allah (c.c)’a fırlatan bir itici güçtür. İnsanın idraki oldukça bu kaçınılmazdır. Stres içinde boğulan, yok oluşa giden nesillerin uyuşturucu müptelalığı, cinayet işlemesi, intihar etmesi, hırsızlık yapması, inançsız olması ne kadar manidardır. İnsanın kendi gerçeğini görmemek için gözlerini yummaktan başka nedir bu? İnsanın kendi çığlığını duymamak için şuurunu uyuşturarak, her türlü melanete bulaşması hüzün verici değil mi? “Stres”siz insanın hayvandan bir farkı yoktur veya akli dengesi yerinde değildir. Önemli olan “stres”lerin yeni enerjisini meziyet olarak kullanmaktır. “Stres”den korkmayalım; Bizde travma etkisi yaratmasın, unutulmasın ki “her karanlık gecenin, mutlak bir aydınlık sabahı vardır”.