Pz01212018

Menopoz Sonrası Kadınlarda Hormon Replasman Tedavisi Gerekli mi?

Kullanıcı Oyu:  / 0
En KötüEn İyi 

Kadınlarda menopoz sonrası atheroskleroz adı verilen damar sertliğine karşı koruyan etkenin yumurtalıklardan (over) salgılanan seks hormonları özellikle östrojen olduğuna inanılmaktadır. Bu hormonun kandaki yağ profilini olumlu etkilediğini, östrojen yokluğunun damar sertliğini yapan yağ profilini değitirdiğine yol açtığı bilinmektedir. Menopozun başlamasından sonra 2,5 sene gibi kısa bir zamanda faydalı kolesterolün (HDL) azaldığı, total kolesterol ve küçük yoğunluklu (VLDL) kolesterolde anlamlı artma görülmüştür. Öyleki total kolesterol HDL (faydalı kolesterol)  oranı 7,5’un üzerine çıktığında kadınların damar sertliği riski erkeklerle eşitlenmektedir. Durum böyle olunca östrojenin koruyucu etkisi kan lipid (yağ) profilinin üzerine  yarattığı olumlu etki ile sağlanmaktadır. İkincisi östrojenin damar duvarındakii kötü huylu kolesterol (LDL) tutulumunu ve mekanizmasını önlediği ispatlanmıştır. Bu etki progesteron denen diğer kadınlık hormonundan bağımsızdır. Bu etki erken devrede ortaya çıkar. Bu etkilenmenin antioksidan bir etki olduğu iddası mevcuttur.

 

Östrojenin tüm bu olumlu etkileri dikkate alınırsa, menopozdaki kadınlarda Hormon replasman tedavisinin (HRT) kalp damar hastalıkları üzerine olan katkısı dikkate alınmalıdır. Sadece tek bir çalışma HRT ‘sinin riski arttığı iddası çekingenlik yaratmıştır. Buda 1985 yılında yayınlanan FRAMİNGAM çalışmasıdır. Ösrtrojen aleyhine olan tek çalışma aynı araştırmalar tarafından tekrar analiz edilmiştir. Sonunda Angina Pektoris adı verilen subjektif bir bulgu devre dışı bırakıldığı zaman HRT’nin 50-59 yaş kalp krizi ve ölüm oranını azalttığı daha yaşlılarda da en azından artırmadığı kabul edilmiştir. Daha sonra 20 den fazla epidemiyolojik 16 prospektif ve 3 den fazla Angiografik çalışmanın çoğunlukla istatiksel anlamlı HRT’nin kardiyovasküler riski azattığı tespit edilmiştir. HRT’nin faydalı kolesterol (HDL) %10-15  artırdığı, kardiyovasküler riski %30-60 azalttığı idda edilmektedir. Ancak bu tedavide östrojenin Endometrium ve meme kanseri riskini arttığı bilindiğinden progesteron la birlikte kullanılması gerektiği anlaşılmıştır. 

Progesteronun KVH üzerine olan olumlu etkiyi kaldırabileceği endişesi hasıl olmuşsada daha sonra kombine tedavisinde KVH riski azaltığı sonucuna varılmıştır.

Oral kontroseptif ilaçlarda ostrojen kullanıldığı zaman Antitrombin IV eksikliği ve pıhtılaşma faktörlerinde artmaya yol açarak  KVH riskini arttırdıı bilinmektedir. Bu etki geriye dönüşümü olsa bu ilaçları kullananlarda KVH riski mevcuttur. Ama bu ilaçlardaki doz HRT deki dozdan fazladır.

Durum böyle olunca mevcut verilerin ışığında ostrojen menopoz sonrası kadınlarda bilinçli ve kontrollü bir şekilde doktorunun tavsiyesi ve yol göstermesi ile kullanılırsa kadınların KV riskini azalttığı bir faktör gibi görülmektedir.