JA Teline V - шаблон joomla Форекс
24
Mon, Feb
0 New Articles

Olma Hali

Dr. Ahsev BALİÇ
YAZI stili

Bu yazıyı, oluşumuzu her dem sevgi ve şefkatleriyle onurlandıran anne ve babalarımıza hediye ediyorum.

Dünyayı ekseninde tutar aşk. Ve çoklukla istek, ihtiyaç, güç ve bağımlılıkla karıştırsak da, her dem kalp kendini arıtır ve kıblesi sevenle bir olur.

KALEMİ alıyorum elime. Yazdığım cümleleri daha bitirmeden öğütüyor zaman. Kendimce söylenmemiş cümleler kuruyorum veya kurduğumu düşlüyorum gökyüzüne.Düşündüğüm şeyler uçuşurken dört bir yana, sayfaya düşenler yıldız gibi parlıyor. Veya ben böyle sanıyorum.

Ben böyle dilsiz durduğumda, söylediğim her şey yok olmada. Oyalanıyorum. Anlıyorum. Aslında binlerce bebek büyütmüş bir ninniyi, ilk kez ben söyledim sanmışım. Bundandır bir süredir yazamayışım. Birden cümlelerimin araladığı ufuklardan bir bilgenin el sallayışını görüyorum. O an karar veriyorum.

Her şey bir kalp atımında değişiyor. Bildiğim dünyayı kozasından çıkarıyorum. Ötelere sürükleniyor yüreğim. Baktıklarımı ilk kez görüyorum. Bu şarkıyı hiç böyle dinlememişim. Annem hiç gülmemiş böyle yüzüme, o çocuğun kim tutmuş ellerinden, kim bırakmış ellerimi? Aslında terk eden benmişim. Şimdi biliyorum.

 

AŞK

O karanlık gecelerde,

Bekler seni yalnızlığım.

Boynu bükük bir can gibi,

Kapında gözyaşlarım.

Ay doldurup öptüm avuçlarını,

Dokunduğum ilk el sensin.

Daha önce olduğunu bırak,

Yok olduğum an olursun.

Gözlerinin içinde ,

Zühreyi buluyorum.

Sade sen kal gökyüzünde,

Ay tutar parmakların.

 

Bir çember üzre buluyorum kendimi. Can buluyor cümleler, anlatıyor kendi hallerini. Kendi döngüsünde yüreğim. Konuşmak üzereyken yazıyorum, yazdıklarımı konuşmak anlamsız...

“Dili yok kalbimin” diyen şairi(1) hatırlıyorum. Şimdi öğreniyorum: Sevgi için söylenen her şey sadece bir suretten ibaretmiş. Sevgi dilsizmiş, aşka ruh veren canmış.

“Bu dünyada çatışma, önyargı ve husumetlerin çoğu dilden kaynaklanır. Sen sen ol, kelimelere fazla takılma. Aşk diyarında dil zaten hükmünü yitirir. Aşk dilsiz olur.”(2)

Aşk bir oluş halidir. “Sevgi sevenin varoluşudur.”(3) diyen aşığa selam duruyorum. “...Aşk, karşılıklı parçalanmak demektir.”(2) Ve her parçalanışımızda, daha önce olmasına direndiğimiz şeye dönüşürüz .

“...içinde yaşadığımız dünya, bizim daha iyi veya kötü olmamıza göre daha iyi veya kötü olacaktır. Aşkın gücü işte burada işe karışır. Çünkü sevdiğimizde, daha iyi olmak isteriz.”(4)

“Elmas bir gözdür yürek. Ve çizilmeyegörsün bir kere, artık hep sedefsi bir yırtıkla bakacak tır cümle aleme.”(2)

 

AŞIK OLMAK

Sen içime gelince,

Ay iner pencereme .

Aşkın renkleri dolar,

Kalan o boş çerçeveye.

Sen içime gelince,

Yağmurlar kanatlanır,

Sevginin ruhu kalır,

Açılan o gök kubbede.

Sen içime gelince,

Olanı kabul alır,

Aşkın tek adı vardır,

Yazılan o her hecede. 

 

“Marifet olanı hoş görmek değil, olanı kabullenmekte” demişti bir dostum. “Hoşgörü şık bir sözcük olmakla birlikte, içinde biraz büyüklenme barındırıyor” diye eklemişti. Büyüklenme, bir ayrılık illüzyonudur.

Şimdi bu sözcüklere tutunuyorum, cümleler içime sızıyor. Onları bir süre kalbimde tutuyorum. Böylece hoşgördüklerimi kabullenmeyi öğreniyorum. Kabul ederken, olanı kucakladığımı fark ediyorum.

Ancak, çok geçmeden içimde tekrar “bir şeyler eksik” duygusu beliriyor. Direnci seziyorum. Biliyorum ki direnmek ikilik getirir, ikilikse kopmaktır oluşlardan. Önce direncimi, sonra, öylesine bir anda, eksikliğimi, aykırılığımı kabul ediyorum.

Birden,’’ bana beni aynaladığı için olana şükrediyorum ‘’diyen oyuncu egomu tanıyorum: bana beni aynalamak ta ne demek oluyor acaba? diye düşünürken,’’Ben kimim? Öyleyse kaç kişiyim?’’(5) diyen filozofu hatırlıyorum. “Sadece olma hali yeter adam olana” deyip halime gülüyorum. 

Sadece olana yol verince, şükür aynası parlıyor her bir yanda. “Bir hikmet kapısı varsa, budur herhalde” diyorum. Eşikteyim.

Kapının kolu yok, ağzı yok, dili yok, gözleri ve kanatları yok, ismi-cismi yok. Aslında kapı yok... Yol var sadece, marifet yolu. Bu yolun adı, olanı onurlandırmak, şükretmek ve sevmek olmalı.

Her şeyi bırakıp bir mola veriyorum. Yüzyıl ötesinden bir şiirin tazeliğinde arınıyorum.

 

AYNA

Başkalarının

Temiz ve parlayan kalbini

Ayna olarak

Kullanabilmek için

Kendimi hep

Daha fazla

Parlatıyorum.

İmparator Meiji

 

Bu molada sevgiyle kalın…

 

Kaynakça

 

1-Mehmet Akif Ersoy

2-Elif Şafak( Kağıt Helva)

3-İbn-i Arabi

4-Paulo Coelho( Simyacı)

5-Richard David Precth

Not: Şiir ve resimler Ahsev Baliç’e aittir.