Çrş12132017

Ağrı yetersiz uykuya yol açıyor

Kullanıcı Oyu:  / 0
En KötüEn İyi 

Kişinin kendisini gün içinde uyanık ve zinde hissetmesine engel olan ve toplumun %30'unu etkileyen uyku problemlerinin yaşam tarzı veya tıbbi kaynaklı çok çeşitli sebepleri olabiliyor. Yaşam tarzından kaynaklanan uyku sorunları, alışkanlıkların değiştirilmesiyle kolayca çözülebilirken fibromiyalji ve nöropatik ağrı hastalarının yaşadığı uyku bozukluklarının özel olarak değerlendirilmesi gerekiyor.

 

Tıbbi sebepler fibromiyalji ve nöropatik ağrı gibi çeşitli ağrılar, uyku apnesi veya huzursuz bacak sendromu gibi onlarca farklı klinik durum olabilirken, yaşam tarzından kaynaklanan sebeplere örnek olarak stres, anksiyete, depresyon, fazla kahve ya da alkol tüketimi verilebilir. 

Herkesin uyku ihtiyacı farklıdır

Uyku uzmanı Dr. Neil Stanley herkesin günde 8 saat uyuması gerektiğine dair yaygın kanının doğru olmadığını vurgulayarak şunları söyledi: “Uyku ihtiyacı genetik olarak belirlenir ve herkesin ihtiyacı farklı olabilir. Uyku ihtiyacı genelde 7-9 saat arasında değişse de, çok daha az veya fazla uykuya ihtiyacı olan bireyler de vardır. Yetersiz uyumanın olumsuz etkileri olduğu gibi gereğinden fazla uyumak da zararlıdır. Sağlıklı bir uyku için yatak odası karanlık, sessiz, serin ve rahat olmalıdır. Yatağa girdiğimizde vücudumuz ve zihnimiz gevşemiş ve rahatlamış olmalı. Günümüzde televizyon ve akıllı telefonlar gibi mavi ışık yayan ekranlar melatonini baskılayarak uykuya dalmayı engelliyor. Bu nedenle uyku zamanından en az bir saat önce bu cihazlardan uzaklaşmalıyız. Uyku bozukluğu nöropatik ağrı veya fibromiyalji gibi ağrılı bir durumla birlikte görülüyorsa uyku tedavisi ilgili hastalığın tedavi süreciyle birlikte planlanmalıdır.” 

İyi uyumanın 3 kuralı 

En sık görülen uyku bozukluğu "insomnia" olarak adlandırılıyor ve 3 şekilde görülebiliyor: Uykuya dalamama, gece yarısında uyanıp bir daha uyuyamama, sabahları uyanılması gereken saatten çok daha erken uyanıp bir daha uyuyamama. Dr. Neil Stanley iyi bir uykunun 3 kuralı olduğunu belirterek bu kuralları şöyle özetledi:

1 - Yatak odamız uyku sığınağımız olmalı: Yatak odası yalnızca uykuyla bağlantılı olarak düşünülmeli ve karanlık, sessiz, serin ve rahat olmalı. Hayatımızın üçte birini yatakta geçiriyoruz ve bu başka herhangi bir yerde harcadığımız zamandan daha fazla. Dolayısıyla yatak odası ihmal edilmemeli.

2 - Vücudumuz gevşemiş ve rahatlamış olmalı: Gündüz yeterince canlı ve zinde olursak, akşam vakti geldiğinde bir yorgunluk, bir rahatlama söz konusu olacaktır. 

3 - Zihnimiz dinlenmiş ve sakin olmalı: Gündüzün streslerini düşünüyor olmamalıyız. Uykuya dalmadan yaklaşık bir saat önce hazırlıklarımızı yapmaya başlamamız lazım. Artık o saatten sonra televizyon, bilgisayar, akıllı telefon, tablet gibi şeylerle uğraşılmamalı veya kimseyle stres yaratacak tartışmalara girilmemeli. 

Nöropatik ağrı kaynaklı uyku bozuklukları yaşam kalitesini düşürüyor

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersin Tan nöropatik ağrıları şöyle tanımlıyor: “Nöropatik ağrı beyin, omurilik ve çevresel sinirlerdeki bir hasar sonrasında ortaya çıkan bir ağrıdır. Bu ağrı kendisini hastalığın etkilediği vücut bölgesinde yanma, batma, donma, karıncalanma ve elektrik çarpması gibi şikayetlerle gösterir. Nöropatik ağrı tüm nüfusun yaklaşık %7-8'inde görülmekte ve yaşam kalitesini önemli ölçüde bozmaktadır. Hastaların %80'i orta ve şiddetli ağrıdan yakınmaktadır ve nöropatik ağrı başta diyabetli hastalar olmak üzere kronik bel ağrısında, kanserde, birçok endokrin ve romatolojik hastalıklarda görülebilmektedir. Nöropatik ağrının yaşam kalitesi üzerinde yarattığı olumsuz etkilerin başında ağrıların yol açtığı depresyon ve uyku bozuklukları gelir. Uykuyla ağrı aslında birbirleriyle çok yakından bağlantılıdır. Ağrı yetersiz uykuya yol açarken, yetersiz uyku da ağrının daha fazla hissedilmesine yol açar.” 

Nöropatik ağrılar gece arttığı için uyku problemlerini artırabilir

Prof. Dr. Ersin Tan nöropatik ağrılar ve uyku sorunları arasındaki ilişkiyi şöyle özetledi: “Nöropatik ağrı özellikle hareketsizken veya yatağa girildiğinde belirgin hale geldiğinden ağrısı olan bir insan gece uyuyamaz. Örneğin gece ayağı yanan, üşüyen, karıncalanan veya kaşınan bir nöropatik ağrı hastasının uyku düzeni bozulacak ve yaşam kalitesi düşecektir. Bunu ortadan kaldırmak için nöropatik ağrının mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Ancak hekimler ağrı çeken hastalarda yalnızca ağrı tedavisine odaklanmamalıdır. Eğer bu hastaların uyku sorunları çözülebilirse bu hem ağrıyı daha az hissetmesini, hem de gündüz ağrıyla daha iyi başa çıkmasını sağlayacaktır. Düzenli uyku hastayı fiziksel ve zihinsel olarak daha güçlü bir hale getireceğinden hastanın ağrıyla baş etmesini de kolaylaştıracaktır.” 

Fibromiyalji kadınları 7 kat daha fazla etkiliyor

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşen Akıncı fibromiyalji hakkında önemli bilgiler verdi: “Kadınları erkeklerden 7 kat daha fazla etkileyen fibromiyalji, toplumun %3 ila %6'sında görülüyor. Birçok hastalığı taklit edebilecek yakınmalarla seyreden fibromiyalji yaşam kalitesini neredeyse iltihaplı romatizmal hastalıklar kadar bozar. Yumuşak doku romatizması ya da iltihapsız kas romatizması olarak da adlandırılan fibromiyalji sendromu en çok yaygın vücut ağrısı, uyku bozukluğu ve yorgunluk belirtilerine neden olur. Fakat hastalar bu belirtiler dışında sabah tutukluğu, eklem ağrıları, uyuşmalar, kuru göz, kuru ağız, irritabl barsak sendromu, baş ağrısı, konsantrasyon azalması, unutkanlık, anksiyete, depresyon, sık idrara çıkma, huzursuz bacak sendromu ve benzeri semptomlar da yaşayabilmektedir.” 

Uyku bozukluğu fibromiyalji hastalarının en yaygın şikayetleri arasında

Fibromiyalji ile uyku kalitesi arasında çok yakın bir ilişki olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ayşen Akıncı şunları söyledi: “Uyku bozukluğu fibromiyalji hastaları arasında çok yaygın görülen bir şikayet. Yaygın ağrısı olan bir fibromiyalji hastalarının en az 3'te 2'sinde uyku bozukluğu var. Yapılan çalışmalar fibromiyalji hastalarının yatakta normal insanlar kadar vakit geçirdiğini, yani uyku süresinde bir sorun olmadığını ancak uyku kalitesinin düşük olduğunu gösteriyor. Bu nedenle de dinlenemiyorlar ve sabah yorgun uyanıyorlar. Böylece ağrıları daha da artıyor ve hastalar bir kısır döngü içine giriyor. Ağrı arttıkça uyku kalitesi düşerken, uyku bozuldukça ağrılar artıyor. Bu nedenle bu hastalarda uyku bozukluğunun mutlaka düzeltilmesi gerekiyor.”