Prş08172017

Sağlıklı beyin için...

Kullanıcı Oyu:  / 1
En KötüEn İyi 

Benim bir elmam vardı, sana verdim. Senin bir elman vardı, bana verdin. Her ikimizin de birer elması var. Benim bir bilgim vardı, sana verdim; senin bir bilgin vardı, bana verdin. Şimdi her ikimizin de ikişer bilgisi var. İşte bütün bu bilgilerin saklandığı yer beynimiz.

Beyin, anne rahmine düştükten 22 gün sonra dişi olarak oluşan ancak cinsiyetin belirlendiği süreç içinde, testosteronlara bağlı olarak cinsiyet kazanan, 1300 – 1800 gram ağırlıkta olan, 2 yaşına kadar büyüyen, hücre sayısı artan ve ölene kadar gelişen bir organımızdır. Yağ, ağırlıklı olarak lesitin, çeşitli minareler ve proteinden oluşan beynimiz, 100 trilyon sinir hücresi arasında koordinasyonu sağlayarak vücudumuzun belli bir düzen içerisinde çalışmasını sağlayan orkestra şefimizdir. Beyin; beyin lobları, beyin zarı ve spinal sıvıdan oluşur. Spinal sıvı, her gün kendini yenileyen özel bir sıvıdır. Bu sıvının kendini yenileme hali bize beynin de yenilenme yeteneği olduğuna dair ipuçları verir. Beynimizin, düşünme, karar verme, öngörme, empati kurma, öğrenme ve bilgi depolama gibi zihinsel aktiviteleri nasıl gerçekleştirdiği hala büyük bir sır.

Son yıllarda demans, alzheimer, dikkat bozukluğu gibi zihinsel aksamalarda büyük bir artış olduğu gözlenmektedir. Bu henüz sırları çözülememiş organımızın dostlarını ve düşmanlarını bilmek bizi bu aksamalardan önemli ölçüde koruyacaktır.

Her gün yapılan yarım saatlik zihinsel ve bedensel egzersizler vücudun ve beynin yaşlanmasını yavaşlatıyor. Masa tenisi gibi sporlar, dikkat gerektiren zihin egzersizleri, çeşitli bulmacalar, beyin fırtınası ve atılan her kahkaha beynimizin gelişmesinde olumlu etkiler yaratıyor. Dünyada hızla yayılan demans, alzheimer gibi hastalıklara Hindistan’da hemen hemen hiç rastlanılmaması oldukça dikkat çekicidir. Bunun nedenini, Hint mutfağında bol kullanılan baharatlara mı yoksa yaşam felsefeleri ile ilgili yaptıkları meditasyonlara mı bağlamalı bilemiyorum.

50 ila 60 yaş arasında, beynin büyüme ve gelişme atağı yaptığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Sanatsal aktiviteler, özellikle müzik, kuşkusuz beyin hücre sayısını artırıyor. Sağlıklı bir nesil için çocuklarımıza müzik, resim ve bunun gibi dersler aldırıp onları bu yolda desteklerken, neden kendimiz için de bu son derece yararlı aktiviteleri düşünmeyiz?

Doğrunun, sevginin, mutluluğun olduğu yaşanabilir bir dünya, ancak sağlıklı beyinlerin eseri olacaktır.

DOSTLAR
Beynimizi geliştiren, güçlendiren ve tüm bu düşmanlara karşı koruyan besinler, vitaminler ve ekstra takviyeler.

1. L-THEAİNE: Stresi azaltan, kan-beyin bariyerini geçebilen bu madde yeşil çayda bol miktarda bulunur.

2. TRİPTOFAN: Stresi azaltan, kilo kontrolünde önemli yeri olan, azlığı uykusuzluk yapan, diğer ismi mutluluk hormonu SERATONİN’in ve B3 vitaminin yapımını sağlar. Vücudun üretmediği bu amino asit; hindi eti, esmer pirinç, muz, dana eti, fındık, balık, süt ve yeşil yapraklı sebzelerde bulunur.

3. FOSFATİDİLSERİN: Kolin sentezini artıran bu madde doğum öncesi, sonrası ve yaşlılıkta çok önemlidir. Hafızayı ve öğrenmeyi güçlendirir. Anne sütü, soya fasulyesi, balık, yeşil lifli bitkiler, esmer pirinçte bulunur.

4. ANTİOKSİDANLAR: Terörist serbest radikallerin baş düşmanıdır. Çilek, yaban mersini, avakado, böğürtlen, kızılcık, nar, kiraz, kivi, kırmızı biber, kuru meyveler, erik kurusu, likopen içeren besinler ve domateste bol miktarda bulunur.

5. KATEŞİN: Önemli bir hormon olan LEPTİN’in salgılanmasını artırarak yağ yakımını hızlandırır, kan şekerini düşürür. Kalp damar hastalıklarının ve obezitenin önlenmesinde güçlü bir etkisi olan bu madde, yeşil ve siyah çayda bol miktarda bulunur. Kateşinler, ülkemizin milli içeceği siyah çayda, yeşil çaydan daha az miktarda da olsa bulunur. Ancak demlendikten 5 dakika sonra tüketilmesi gerekmektedir. Yeşil çay uzun süre demlendiğinde acılaştığı için tüketilemediğinden, kateşinler’den azami derecede yararlanılır. Yani yeşil çay gibi siyah çay da kısa sürede tüketilmelidir.

6. B12 VİTAMİNİ: İçindeki COBALT yardımı ile amino asitlerin çoğalımında rol alan bu vitamin, stresi önleyerek beyin dostlarından biri olmaya hak kazanmıştır. Karaciğer, böbrek,uskumru, sardalya, sığır eti, süt, peynirde ve buğday ruşeyminde bol bulunur.

7. FOLİK ASİT: Kan yapımında ve stresin önlenmesinde önemli yeri olan bu madde; yeşil sebzelerde, kavun, karpuz, brokoli, yumurta, baklagiller ,turunçgiller, ıspanak ve lahanada bulunur.

8. LESİTİN: İsmini aldığı yumurta sarısında, karnabahar ve soya fasulyesinde var olan bu madde doğanın bize bir armağanıdır. Beynin temel yapı taşıdır. Yağda çözünen vitaminlerin emilimine yardımcı olur. Kolesterol düşürücüdür. Soya fasulyesindeki fitoöstrojenin içinde bulunan kadınlık hormonu nedeniyle erkekler tarafından kontrollü tüketimi tavsiye edilir.

9. OMEGA3-6: Bu yağ asitleri; keten yağı, ceviz, soya fasulyesi, yeşil yapraklı bitkiler, fındık, badem, kurufasulye, brokoli, semizotu, somon, hamsi gibi yağlı balıklarda, mısır unu ve nohutta bulunur.

10. GİNGO BİLOBA: Gingo Biloba yaprakları flavonoid glikozidler ve antioksidan maddeler içerir. Beyin ve hafıza dostudur. Kılcal damarların kan taşıma kapasitesini artırır.

11. OKSİJEN VE DEMİR: Beynin yaşaması için şart olan oksijen, kan hücrelerindeki demire bağlanarak vücudun her noktasına taşınır. Eksikliği zeka azlığı unutkanlık yapar. Doğum öncesi ve yaşamın sonuna dek alınması gereklidir. Demir içeren besinler kırmızı et, pekmez, yumurta, soya fasulyesi, sakatat, roka ve marulda bulunur.


DÜŞMANLAR

Tıpkı Truva atının içine saklanmış düşman askerleri gibi, yediğimiz besinler, içtiğimiz içecekler, soluduğumuz hava ile vücudumuza girebilir.

1. SERBEST RADİKALLER: Yüksek enerjiye sahiptir. Yağ hücrelerindeki molekülleri parçalayıp, hücre içi organellerin çevre hücrelere de zarar vermesine neden olurlar. Bunlar: kirli hava, tarımda kullanılan kimyasal ilaçlar, ağır metaller, işlenmiş rafine yiyecekler, alkol, sigara ve tüm keyif veren maddeler.

2. TEKNOLOJİ: Elektromanyetik alan yaratıp, radyasyon yayan telefon, bilgisayar, televizyon, yüksek gerilim hatları gibi etmenler.

3. KALİTESİZ YAŞAM: Düzensiz uyku ve amaçsızlık.

4. HASTALIKLAR: Yüksek şeker, yüksek tansiyon ve kolesterol.

5. STRES: Kan – beyin bariyer sisteminde serbest radikallerin geçişine izin veren ve artık bilimsel olarak kanıtlanan çağımızın başta gelen kaçınılmaz sorunu.

6. İLAÇLAR: Bazı ağrı kesiciler, anestezik ajanlar, triptofanın etkisini azaltan sentetik tatlandırıcılar.

7. DEMİR EKSİKLİĞİ(ANEMİ): Beynimizin ihtiyacı olan oksijen, kanda bulunan demir ile taşınır.

Ecz. Hülya Yücel CİNDİOĞLU
Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.