Pzt10232017

İletişim-Algı ya da Algı-İletişim

Kullanıcı Oyu:  / 1
En KötüEn İyi 

Algı: İletişimden kuvvetle etkilenen bireyin kendisine özel çevresinin farkına varma hali.
İletişim: Kişinin içinde bulunduğu ortamla kurduğu, algılarıyla belirlenen ilişkisi.


Algılar gerçeklerden önemli olabilir.

Gerek kendi yaşantımızda, gerekse çevremizle iletişimde gerçeğin algılanışı çoğu kez gerçeğin önüne geçer. Ancak algı toplumdan topluma, kişiden kişiye ve aynı kişide zaman içinde değişim sergileyebilir.

Algının farklılaşma nedenleri:
Fizyoloji – Gözümüzün görebilmesi, kulağımızın duyabilmesi, beynimizin işleyebilmesi

Özgeçmiş – Yorumlarımızı etkileyen anılarımız

Kültürel değerler – Yorumlarımızı etkileyen toplumsal yargılar

Güncel duygudurum – Anlık olarak yorumlayışımızı etkileyebilen ruh halimiz

Çevresel faktörler – İçinde bulunulan saptama ve yorumlamayı etkileyen dış etmenler

Renk körlüğünde görülmeyen kırmızı; Batı’da tehlike, Doğu’da iyi şans anlamına gelebilir; yurttaşlarımız için bayrak rengi, kızımız içinse bebeklik battaniyesi olabilir.

Verdiğimiz genel bir mesajın algılanabilmesi için tüm bu faktörleri dikkate almak zorundayız. Peki bunları uygulamak yeterli mi? Sürekli bir algı bombardımanı altındayız; beynimiz milyonlarca uyarının arasından kendisine uygun bulduklarını seçiyor. Bu nedenle algının seçicilik filtresinden kurtulmak için dikkati çekecek bazı yöntemlerden yararlanmak gerekiyor.

Bu yöntemler arasında;
Ses ve ışık gibi güçlü fiziksel uyarıları kullanma,
Duygu uyandırma,
Beklenmeyenle karşılaştırma,
Eski bilgileri tamamlama,
Gereksinimlerin karşılanma vaadi sunma ve bir yarar sağlama yer almakta.
İletişimin her alanında olduğu gibi iletişim sektörlerinde de algı yönetimi çok önemli. Tüketicinin algısını belirleyen faktörlerin bilinmesi, isteklerinin ne olduğunun ve bunları ne zaman karşılayacağının saptanması şart. Etkin tanıtım, tüketici psikolojisine hakimiyet gerektiriyor.

Tüketicinin davranışlarını oluşturan psikolojik süreçlerin bilinmesi ilgili konu ya da ürün hakkında oluşacak düşünce ve duygularının tahmin edilmesini sağlıyor.

Sağlık eğitim kampanyalarını ele alalım. Aşılanmadan bahsedeceksek hastalığın acı sonundan da söz edebiliriz, aşılanmayla kazanılacaklardan da. Bir tedavi söz konusuysa genelde kazanımlardan söz etmeyi, işin duygusal boyutunu aktarmayı seçeriz. Konu bir sigara bırakma kampanyasıysa sigaranın risklerinden bahsedilmesi tercih edilir. Bu konuda yapılan bir çalışmada, olguların korku uyandırıcı olması kampanyanın pozitif bir imajla sunulmasından daha etkili olduğu görülmüştür. Korku uyandırıcı kampanyanın tercih edilmesinde dört faktör rol oynamış:
1. Gerçeklik,
2. Mesajın netliği,
3. Mesajın basitliği,
4. Mesajın etkileyiciliği.

Günümüzde iletişim kanalları çok çeşitli; ama insanlık halleri hala benzer. Iletişim kanallarındaki yöntemler farklılaşsa da bizleri oluşturan temel fizyoloji ve psikolojide bir değişiklik yok. Kil tabletlerden mektuplara, mektuplardan e-postalara geçsek de meramımız da, duygularımız da hep aynı.

Kaynaklar:
Montazeri A, McEwen J. Effective communication: perception of two anti-smoking advertisements. Patient Educ Couns. 1997;30(1):29-35. Communication, Perception and the self.
http://www. wadsworthmedia.com/marketing/sample_chapters/0495502464_ch02.pdf, 2.3.2011.

Hausmann LRM, Levine JM, Higgins ET. Communication and Group Perception: Extending the `Saying is Believing’ Effect. doi: 10.1177/1368430208095405